Her ibadet,her muamelat kısacası her şey Allah ( c.c)' ı birlemek, takdis etmek,O'na karşı gelmemek ve karşısına tapılacak yalancı tanrıcıklar koymamak içindir. Orucun dini ve uhrevi faydalarının yanında sıhhi, içtimai, ahlaki ,sosyolojik ve psikolojik daha nice faydalarının olduğunu bilmekteyiz. İnsan, oruç sayesinde nefsi duygularını azaltır,ruhunu ve bedenini temizler ve hatta melekiyyet makamına ulaşabilmesine müşerref olur.
Oruç tutan kişi belirli zaman dilimlerinde otuz gün boyunca bir müddet mahrumiyete katlanır, nefsani arzulardan uzak durur ve yeme içmeden de uzaklaşır, Allah (c.c)'ın helal saydıklarını kendine bu süre içerisinde haram kılar. Bu mahrumiyet yokluk mahrumiyeti değil bir mücahededir, nefis terbiyesidir,empati yapabilmektir,fakir fukaranın, yetim ve öksüzün, garip gurebanın ve bilcümle ihtiyaç sahibi her bir ferdin yerinde kendini görebilmektir. Ona göre oruç tutup, ona göre iftar edebilmektir.
Allah (c.c)'ın bu emrine karşı kendisinin meşru nimetlerinin bir kısmını kendine haram kılan bir kişi; Artık başkalarının nimetine göz diker mi? Başkalarının zararını ister mi? Başkasının hakkını gasp edip üzerine geçirebilir mi? Tartıda hile yapar mı? Yalan söyleyip, insanı aldatır mı? Fitne ve dedikodu yaparak nice ailelerin yıkılmasına sebep olur mu?
Allah( c.c) istedi diye zorunlu olan fiilleri ve hareketleri bir ay boyunca terk etmeye çalışan ve gayret eden insan, kalan diğer onbir ayda neden Allah ( c.c) istedi diye haram olan içki,kumar,zina, faiz, tefecilik, hakkı gasp etme, adam öldürme v.b günahları da terk edemesin ki? Oruç, bize bunu öğretemiyorsa Bayram'dan sonra da eskilerin deyimiyle " Aynı tas, aynı hamam" diyerek hayata kaldığımız yerden devam edecek isek, neden boşu boşuna aç kalıyoruz ki? Zira bir ay boyunca helal olanı ve zorunlu olanı terk edebilen kişi, haram olanı ve sorunlu olanı da insanoğlu zararına olan pek çok şeyi kolayca terk edebilir.
Şayet bir kişi helal olan şeyleri Ramazan ayı boyunca bir ay terk edebildiğini gördüğü halde, Bayram'dan sonra da yukarıda saydığımız haram işlere devam ediyorsa oruç tutmamış veya oruç amacına ulaşmamıştır.
Allah Rasulü ( s.a.v) bir hadislerinde ne güzel ifade etmişler ;
" Nice oruç tutanlar vardır ki oruçtan elde ettiği şey yalnızca aç ve susuz kalmaktır."
Gelin bu Ramazan orucu sadece aç ve susuz kalmaktan ibaret saymayıp, orucu takva boyutuyla tutalım. Midemizde değil tüm bedenimizde açlığı hissedelim. Kendi maddi seviyemizdeki insanlarla değil, bizden daha zor şartlarda yaşayanlarla empati kurarak onların hayatlarına dokunalım.