KİŞİSEL VERİLERİMİZİ PAYLAŞIRKEN DİKKAT!

Av. Atakan Çelik

MONTESSORİ PEDOGOJİSİNİN İLKELERİ

Deniz Çınar

SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARINA DİKKAT

Eyüp Yaşar

OKULLAR BEKLENTİLER ve ÖĞRETMENLER!

Gazi Karabulut

NASIL İSENİZ ÖYLE YÖNETİLİRSİNİZ

Sakin Aytekin

YILDA EN AZ İKİ DEFA DİŞ HEKİMİ KONTROLÜ GEREKLİDİR

Serdar Nalcı

İNEGÖL VE BURSASPOR İLİŞKİLERİ

Turhan Şahin

MEME KANSERİNDEN KORUNMAK İÇİN ALTIN ÖNERİLER

Uzm. Dyt. Nursena Kağan
  • BIST 100

    17683,07%-0,63
  • DOLAR

    44,92% 0,10
  • EURO

    52,71% -0,16
  • GRAM ALTIN

    6850,90% 0,60
  • Ç. ALTIN

    10997,50% -0,23

Gazi Karabulut


MİLLİYETÇİLİĞİMİZ “YAŞASIN” VE “KAHROLSUN” SLOGANLARI ETRAFINDA DOLANAN BİR DUYGU YIĞINI DEĞİLDİR.

Kaybedilmiş bir medeniyetin çocuklarına, yeniden milli şuuru yükleyerek; onun, köklerinden kopmadan çağı doğru okumasını sağlayıp çağlar ötesine taşımayı ilke edinen bir anlayışa sahip olan Türk milliyetçiliği hareketi, günlük slogan ve politik temayüller içinde fikri mücadelesini şekillendirmemelidir.


 Türk milliyetçiliği fikir sistemini şekillendiren kaynaklar, o kaynaklardan yola çıkarak serdedilen görüşler, görüşlerin oluşturduğu istikamet; güncel tepkilerden beslenmez. Her yaklaşım tarihsel derinliği barındırmanın ötesinde meselelere çözüm üretir ve geleceğin inşasına imkân verir. Bu sebeptendir ki karşılaştığımız pek çok problemin çözümünü hala milliyetçi münevverlerin tahlillerinden yararlanarak tekâmüle tabi tutarız.

                Örneğin Dündar Taşer’den bahsederken Erol Güngör’ün tarifiyle “Tarih sayfalarından fırlayıp çıkmış bir adam” deriz. Çünkü Dündar Taşer, İkinci Meşrutiyetle başlayıp günümüze kadar devam eden siyasal- sosyal gençlik hareketlerinin tarihi ve kültürüyle barışmasını sağlayan “alp” ile “eren” kimliğine sahip kişi olmuştur. Ve gençliğe Türk tarihini yorumlarken bu tarihi süreç içerisinde milliyetçi bir neslin yerini ve vazifesini de ortaya koymuştur.

                Yine Erol Güngör’ün tespiti ile devam edecek olursak milliyetçi bakışın bir refleksten ibaret olmadığını izah eden “şimdiye kadar önce iman edip sonra şüphe den bir anlayış yerine şüpheyle yaklaşarak imanı aramayı” tavsiye eden tezine dikkat kesilmemiz gerekecektir.

                Evet, işte tam da bu yaklaşımdan hareketle diyoruz ki Türk milliyetçiliği “yaşasın” ve “kahrolsun” sloganları etrafında dolanan bir duygu değildir. Öyleyse günümüzde yaşanan olayları doğru değerlendirebilmemiz için Türk siyasi hayatının yakın tarihindeki benzer vakıaları incelememiz ve bu tip durumlara karşı Türk milliyetçilerinin sergilediği tavırlara göz atmamız gerekmektedir. Elbette Türk milliyetçiliği hareketinin başlangıcını tarihin derinliklerine kadar götürebiliriz. Ancak şu bir hakikattir ki yaklaşımları, kabulleri, ideolojik bütünlüğü açısından en somut değerlendirme Ziya Gökalp ile başlar. Onun Türkçülüğün Esaslarıyla ortaya koyduğu yol haritası pek çok milliyetçi münevverin beslendiği temel kaynak olmuştur. Ve o dönemdeki milliyetçi münevverlerin temel fikri tutumları birbirinden de çok aykırı durmamıştır. Bunun neticesinde de Türk milliyetçiliği fikri, devleti kuran amil düşünce haline dönüşmüştür.

Ancak daha sonra yaşanan batıcı/sözde inkılapçı tarz ile Milliyetçi münevver anlayış karşı karşıya gelmiştir. Bu fikri karşıtlık, özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndaki Alman- Rus mücadeleleri sonucunda; batıcıları sosyalist çizgiye çekmiştir. Bu yeni çizgi Türkçü düşünceyi öteki ilan ederek ezmeye çalışmıştır. Ve işte o günden sonra Türk milliyetçileri daima iktidarlar tarafından “tehlikeli akım” şeklinde tanımlanmıştır. Onu sadece ihtiyacı olduğu zaman hatırlamış, diğer zamanlarda ise baskı altında tutulması gereken fikir ve kitle olarak değerlendirmiştir.

Tarihin derinliklerinden süzülerek günümüze ulaşan ve ferdin, cemiyetin, milletin, devletin, coğrafyanın şekillenmesine/birliğine büyük katkı sunan Trük milliyetçiliği fikri artık kısır çekişmelerden acilen uzaklaşmalı, semboller ve kavramları çoktan aşarak, geniş anlamlı bir medeniyet tanımlayan derinliği ile hayatın bütün alanlarına sirayet etmelidir.

Peki asıl soru, Bu nasıl gerçekleşecek?

Dün olduğu gibi bugün de bunun yolu gayet açıktır.

Bu, gerçekçi bir milli ve ilmi münevver kadroyla hakikat olacaktır. Türk milleti ve Türk devletinin bölünmez bir bütün olduğu ilkesi bütün milliyetçilerin ittifak ettiği husustur. Varlığını, Türk milletinin birliğine ve yücelmesine bağlayan milliyetçi görüş, güçlü ve müreffeh Türkiye ve Türk birliği yolunda Milliyetçi münevverlerin fikri mülahazalarıyla tekamülünü devam ettirmelidir..

Meramımızı Erol Güngör’ün “Milliyetçiler Arasında Birlik Meselesi” başlıklı yazısındaki son cümleyle tamamlayalım:

“Milli birliğin fikir temellerini işlemek ve birlik şuurunu kuvvetlendirmek, en büyük vazifemiz olmalıdır.”

               

  • Çarşamba 12.6 ° / 6.8 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
  • Perşembe 13.1 ° / 5.1 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
  • Cuma 16.1 ° / 3.3 ° Güneşli
1

Akaryakıta indirim: Bu gece fiyatlar değişiyor

2

Son Anket Açıklandı: “Bu Pazar Seçim Olsa” Zirvede Hangi Parti Var?

3

İbrahim Tatlıses Taburcu Oldu: “Vasiyetimi Devlete Bıraktım”

4

Faiz kararı açıklandı

5

Bursa Büyükşehir iştiraklerinde görev dağılımı netleşiyor!

6

BURULAŞ’ta yeni genel müdür belli oldu!

7

Bursa'da 23 Nisan’da başkanlık koltuğu çocukların oldu

8

Bursa Büyükşehir Meclisi’nde söz çocukların oldu

9

HAGEL'in yönetimi belli oldu

10

Bursalı Ali’nin vatmanlık hayali gerçekleşti

11

23 Nisan Çocuk Şenliği Pazar Gününe Ertelendi

12

İnegöl’ün Mucitleri Robotlarını Yarıştırdı

13

İnegöl’ün 23 Nisan Milli Eğitim Müdürü Miraç Şahin oldu

14

İnegöl’ün 23 Nisan Belediye Başkanı Umut Alp Yiğit Oldu

15

İnegöl’ün 23 Nisan Kaymakamı Aras Ali Göktaş oldu

16

23 Nisan’da İnegöl’de Ulaşım Ücretsiz Olacak

17

Usta sanatçı Ferdi Atuner hayatını kaybetti

18

“Kılıbık Hayrullah” İnegöl’de Sahnelenecek: Ücretsiz Tiyatro Keyfi

19

İnegöl'de Sertifikalı Kurban Kesim Elemanı Kursu Kayıtları Başladı

20

Büyükşehir Belediyesi 2025 yılı Faaliyet Raporu’na onay

21

Bursa’da 23 Nisan’da toplu ulaşım ücretsiz