KİŞİSEL VERİLERİMİZİ PAYLAŞIRKEN DİKKAT!

Av. Atakan Çelik

MONTESSORİ PEDOGOJİSİNİN İLKELERİ

Deniz Çınar

SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARINA DİKKAT

Eyüp Yaşar

OKULLAR BEKLENTİLER ve ÖĞRETMENLER!

Gazi Karabulut

NASIL İSENİZ ÖYLE YÖNETİLİRSİNİZ

Sakin Aytekin

YILDA EN AZ İKİ DEFA DİŞ HEKİMİ KONTROLÜ GEREKLİDİR

Serdar Nalcı

İNEGÖL VE BURSASPOR İLİŞKİLERİ

Turhan Şahin

MEME KANSERİNDEN KORUNMAK İÇİN ALTIN ÖNERİLER

Uzm. Dyt. Nursena Kağan
  • BIST 100

    18581,31%0,24
  • DOLAR

    45,37% 0,05
  • EURO

    53,38% -0,23
  • GRAM ALTIN

    6806,72% -0,99
  • Ç. ALTIN

    10946,09% 0,00

Sakin Aytekin


GENÇLER!  KENDİNİZİ ŞIRINGALATMAYINIZ

 Bugünlerde covid-19 aşınızı oldunuz mu?   İkinci aşınızı ne zaman olacaksınız?    Aşılara güveniniz var mı?   Genlerimizle mi oynuyorlar?   Gibi sorularla sıkça karşılaştığımız da acaba bu aşının altında ne var? Bizi kodluyorlar mı yoksa gerçekten bize virüse karşı bağışıklık mı kazandırıyorlar? Hatta neslimizi mi kısırlaştırıyorlar? Yoksa global aşı firmalarına denek mi oluyoruz? Bu tür sorularla boğuşurken toplumun genel ekseriyeti ile şırıngalanan bir topyekün topluluk meydana getirdik ve sonuçlarını gelecek yıllarda hep beraber göreceğiz.   Şimdi kendi konumuza dönelim ve gençlerimizi bekleyen tehlikelere şöyle teğet geçerek bir değinelim.


Kitle iletişim araçları aslında bir şırınganın damarlarımıza aşı şırıngalaması gibi, insanlar her gün kendilerine şırıngalanan mesajları almakta ve bu mesajlarla birlikte ani ve hızlı bir değişime uğramaktadır. Kültürel ve ahlaki değerler, küresel ve art niyetli kişilerin yönlendirmesiyle gençler yozlaştırılmakta, yeni yetişen genç nesli istedikleri gibi yönlendirebilmektedirler. Bu tür güçler elinde bulundurdukları aşı malzemesini (yaşam tarzlarını, tüketim alışkanlıklarını, cinsel güdülerini, ahlaki yaşam tarzlarını, dillerini ve dinlerini) etkisi altındaki toplumlara empoze etmektedirler. Sonuç olarak da kültürel yozlaşma ile birlikte yabancılaşma, deizm, şiddete eğilimli, agresif ve kültürel asimilasyona uğramış bir genç nesil ortaya çıkmaktadır.

Bu yabancılaşma ve yozlaşmanın sadece dizilerin ve magazin programlarının verdiği mesajlarla yozlaştığını ve kültürel asimilasyona uğradığını söylemek çok doğru olmaz. Dünya kültürleri, insanların moda diye tabir ettiği giyim tarzları, internet ve sosyal medya ağları da kültürümüzü, dilimizi, dinimizi, ahlakımızı ve aile içi yaşam tarzımızı etkilemiştir.

Milli değerlerimizden uzaklaşarak kendi dilimizi bile anlayamaz hale gelmişiz, kendi oğlumuzu ve kızımızı tanıyamaz duruma düşmüşüz. Acaba bu benim evladım mı? diyen yüzlerce anne babanın sesini işitiyoru gibiyim şu anda. Farklı kültürlere maruz kalıp erozyona uğrayan gençler, gerçek yaşantıları ile hayalleri arasında boşluk oluşmasına neden olabilmektedir. Hayallerini doldurabildikleri kadar mutlu ve huzurlu olduğunu hisseden bir yeni nesil ile karşı karşıya kalmış bulunmaktayız.

Gençleri bekleyen tehlikeler ve içinden çıkarılıp normal hayata bağışıklık sağlaması için dikkat edilecek hususları şöyle sıralayabiliriz.
  1- Cinsellikle çok erken yaşlarda tanışma.
  2- İnternet ve sosyal ağlarda kontrolsüz dolaşma.
  3- Şiddet içerikli film ve dizileri izlemesi.
  4- Kötü ve yanlış alışkanlıklar edinmiş kişilerle arkadaşlık etmesi.
  5- Anne- Baba çocuğuna özel zaman ayırmaması ve aile içi şiddet ve geçimsizlik. 
  6- Ebeveynlerin ve aile büyüklerinin davranışlarını kontrol altında tutamamaları ve çocuklarına kötü örnek olmaları.

Akli melekeleri ve fizyolojisi değişen bireylerin çok küçük yaşlarda cinsellikle tanışması,  internet ve sosyal medya ile içgüdüsel olarak cinsel eğilimlere yönelmesi onu şiddete meyilli, madde kullanımına elverişli hale getirmektedir. Bunun sonucu olarak ta birey psikolojik travmalara ve sorunlara sürüklenmektedir. Bugün gençlerimizin çoğu şiddet içerikli oyunlar oynaması, sanal alemde tanıştığı ama tanımadığı karşı cinsi ile cinsel içerikli muhabbetler yapması ve sosyal paylaşım ağları üzerinden iletişime geçmesi, sanal âlemin sanal ilişkilerine ram olması sığ ilişkiler yaşamasına sebep olmaktadır.

Anne-Babalar bir kenara çekilip çocuklarını uzaktan izlemeyi seçerler ise çok büyük hata ederler. Çocuğunuza yapmaması gerekeni "YAPMA" dediğinizde onu yapmamasını çocuğunuz kabullenmeli, onun yararına olduğunu ona öğretmelisiniz. Fakat, bazı şeyleri de kendi kendine yanılarak doğruyu, yanlışı öğrenme fırsatı da vermelisiniz.

Çocuklarımızın geleceklerini şekillendirirken anne-babaların aristokrat, tutucu ve baskıcı ebeveynler gibi çocuklarımıza;
 -  Başarmalısın. Yoksa sen bir hiçsin.
 - Çok çalışıp başarılı olmalısın yoksa toplumda yer adinemezsin.
 - Okuyup üniversite imtihanlarında derece yapıp, güzel okullarda okumalısın.
 - Zengin olup kimseye muhtaç olmadan kaliteli yaşamalısın.
 -  Avukatlık, doktorluk veya mühendislik gibi şu mesleği seçip, bak şunun gibi olmalısın.
 -  Sen evlenirken şu tarzda veya bu meslekte biri ile evlenmelisin.

Bu yönlendirmele çok yanlış olup çocuğumuzun karakter travması yaşamasına, kişilik bozukluğu kazanmasına depresif ve tutarsız davranışlar sergilemesine veya kısaca psikolojik hasta bir birey yetiştirmeye sebep olursun.

Mesela: 
  Ahlaklı ve iyi insan olmayı kaç aile çocuğuna öğütlüyor?
  Doğru söylemeyi, iyiliksever ve yardımsever olmayı hangi ebeveyn öğretiyor?
  Dürüst olmayı, haksızlık yapmamasını, başkasının malında gözü olmamasını, insanlara, doğaya veya başka canlılara zarar vermemesini kaçımız öğütlüyoruz?
  Çalmamayı, zararlı davranışlardan uzak durmayı, büyüklerine saygılı olmayı ve toplum içinde örf ve ananelerine bağlı bir birey olarak yaşamayı hangi anne-baba nasihat ediyor?
 

Başta ebeveynler, eğitimciler ve toplumun ileri gelenleri gençleri ciddiye alalım. Yaşam biçimimizle onlara örnek olalım. Armut dibine düştüğü gibi her evlat da babasının arkasından yürür. Çünkü sen onların önünde bir örneksin ne yaparsan seni taklit edeceklerdir. Onlara karşı merhametli ve hoşgörülü olalım. Acımasızlığın ve merhametsizliğin hat safhaya ulaştığı şu günlerde gençlerimize sevmeyi, sevilmeyi, merhameti, hoşgörüyü, iyilikseverliği, yardım etmeyi ve insanlara hatta tüm  canlılara güzel davranmayı ve herşeyden önemlisi onlara doğru iletişim kurmayı öğretelim.

  • Pazartesi 25.6 ° / 12.1 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
  • Salı 27.2 ° / 13.9 ° Güneşli
  • Çarşamba 22.2 ° / 12.4 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
1

Saadet İnegöl İnegöl'deki tüm berber ve kuaförleri ziyaret etti!

2

İnegöl Belediyesi’nden Çölyak Hastalarına Glütensiz Gıda Desteği

3

Mesudiye Mahallesi’nde Çiftlik Yangını Paniği

4

İnegöl’ün Sevilen Esnaflarından Koçan Ailesinin Acı Günü

5

İnegöl’de Korkutan İhbar: Yaşlı Adam..

6

İnegöl’de Talaş Yangını Paniğe Neden Oldu

7

Galatasaray'ın Şampiyonluğu İnegöl'de Coşkuyla Kutlandı

8

İnegöl’de Narkotik Operasyonu: Kovalamacayla Yakalandı, Tutuklandı

9

İnegöl’ün Gururu İnci Günay’a Milli Davet

10

İş Görüşmesi Sonrası Tepkisi Gündem Oldu: “Köle Tutsam Daha Fazla Maaş Veririm”

11

İnegöl’de Balkondan Düşen Adam Ağır Yaralandı

12

İnegöl’de Beton Mikseri Devrildi: Sürücü Yaralandı

13

İnegöl'de sürücüleri sevindiren gelişme!

14

İnegölspor’un Yıldızı Süper Lig Yolunda! Kerem Dönertaş Başakşehir’e Yakın

15

Özgür Özel'in Bakan Gürlek hakkındaki sözlerine soruşturma

16

İnegöl’de Seyir Halindeki Hafif Ticari Araç Alev Alev Yandı

17

Bursa’da Su Fiyatlarına İndirim Sinyali: Büyükşehir Belediyesi Açıklama Yaptı

18

İnegöl'de otomobil çukura düştü!

19

Anadolu’nun seramik kültürü Bursa’da konuşuldu

20

İnegöl’de Bahçede Yakılan Ot ve Hurdalar Mahalleyi Dumana Boğdu

21

İnegöl’de Geri Manevra Yapan Araç Yayaya Çarptı: Sürücü Kaçtı