-
BIST 100
17680,07%1,10
-
DOLAR
47,76% 0,06
-
EURO
55,15% 0,03
-
GRAM ALTIN
6775,57% 1,07
-
Ç. ALTIN
10808,02% 0,75
İnegöl’ün tarımsal üretim ve kooperatifçilik alanındaki önemli değerlerinden Kulaca Kooperatifi, yarım asra yaklaşan üretim geçmişiyle hem Türkiye’de hem de yurt dışında adından söz ettirmeye devam ediyor. 1970’li yılların başında kuru tarımla geçimini sağlayan Kulacalı üreticilerin, daha yüksek gelir elde edebilecekleri ürünlere yönlendirilmesiyle başlayan hikâye, 1975 yılında salça tesisi kurulmasıyla yeni bir boyut kazandı. Bugün ihracat yapan önemli bir kooperatif yapısına ulaşan Kulaca’nın geçmişini, üretim anlayışını ve gelecek hedeflerini Kulaca Kooperatifi Başkanı Ahmet Uğur ile gerçekleştirdiğimiz özel röportajda konuştuk.
Kooperatifin kuruluş sürecini anlatan Ahmet Uğur, hikâyenin 1970’li yılların başında TAMEK’in Kulaca’ya gelmesiyle başladığını ifade etti. Üreticilere tohum ve zirai destekler sağlanmasının ardından ilk ürünlerin Bursa ve Yenişehir’deki fabrikalara gönderildiğini belirten Uğur, 1975 yılında İnegöl’de salça tesisi kurma kararı aldıklarını söyledi.
‘Kulaca’dan Hollanda’ya Uzayan Üretim Hikayesi’
1976 yılında 300 ton kapasiteyle faaliyete geçen tesisin zaman içerisinde büyüdüğünü aktaran Uğur, 1998 yılında kapasitenin 1.500 tona çıkarıldığını belirtti. Kulaca’nın bugün ulaştığı noktada ihracatın da önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Uğur, yaklaşık 25 yıldır Hollanda’ya ihracat yaptıklarını ve bazı yıllarda ihracat miktarlarının 1.500 tona kadar ulaştığını ifade etti.

KULACA KOOPERATİFİ’NİN KURULUŞ HİKAYESİNDEN KISACA BAHSEDER MİSİNİZ?
‘1976 Yılında İşletmeye Başladık’
“1970’li yılların başında Kulaca Köyü kuru tarım yapıyordu. O zamanlarda Bursa’da kurulan TAMEK, Kulaca’ya geldi ve bize Siz ne kadar kazanıyorsunuz? Sorusunu sordular. Akabinde bizlere dediler ki size daha fazla para kazandıracak ürün ektirelim. Tohum ve zirai destekler verdiler bize ve biz böylelikle işe başlamış olduk. İlk yıl Bursa’daki bir fabrikaya ikinci yıl Yenişehir’deki bir fabrikaya ürünlerimizi verdik. Daha sora Yalova Araştırma Enstitüsinde rahmetli Mehmet Şencan adında bir ziraat mühendisi vardı. Bize dedi ki siz bi kooperatif kurun. Neden İnegöl’e salça fabrikası yapmıyorsunuz. Biz de 1975 yılında gerekli görüşmeleri yaptıktan sonra 300 ton kapasiteli salça tesisi kurmaya niyetlendik. Anahtar teslimi 3 milyon 10 liraya mâl oldu. 1976 yılında işletmeye başladık. 1979’a kadar kooperatif başkanlığı yaptım. Sonra Bursa’ya gittim ve sürece ara verdim . 1993 yılında tekrar köyüme döndüm ve başkanlık sürecine devam ediyorum. 1998 yılında 1500 ton kapasiteye çıkardık. 25 yıldır da Hollanda’ya ihracat yapıyoruz. Son yıllarda 1500 tona kadar ihracatımız oldu.”

KULACA SALÇASINI DİĞER SALÇALARDAN AYIRAN TEMEL ÖZELLİKLER NELERDİR?
‘Bizim Salçamızı Kullanan Başka Salça Kullanamaz”
“Bu salça ev tipi salçadır ve bizim kültürümüze uygundur.Raf ömrü uzundur. Su oranı yani briks oranı düşündür. Konservecilikte su ne kadar alınırsa dayanma gücü o kadar artar. İddia ediyoruz bizim salçamızın Türkiye’de eşdeğeri yoktur. Bizim salçamızı kullanan başka salça kullanmaz. Tabi kooperatif olduğumuz için üretimimiz yılda 500 ton ortalamayla gidiyor. Öte yandan biz domates üreticilerinin fidesini de veririz. Yani tohumunu biz seçeriz. Bir de bizim işleme tarzımınz farklıdır. 8 saatte salçamızı pişiriyoruz. Salçamız tuzludur, damak tadımıza uygundur.”

ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEME İLİŞKİN HEDEFLERİNİZ NELER? İHRACAT VE ÜRÜN ÇEŞİTLİLİĞİ KONUSU BAKIMINDAN NE GİBİ PLANLAR YAPIYORSUNUZ?
‘Temel Hedefimiz Kaliteyi Korumak'
“Tabi ki ihracatımıza devam edeceğiz. Son yıllarda bir miktar düşüş olsa da genel manada ihracat noktasında güçlü gidiyoruz. İç pazarda zaten ürünlerimiz gerekli oranda pazarlanıyor. Bizim temel hedefimiz kaliteyi koruyarak üretimimize devam etmek.”


-
A+Buyut
-
A-Kucult






