-
BIST 100
17411,70%1,31
-
DOLAR
47,55% 0,05
-
EURO
54,83% 0,17
-
GRAM ALTIN
6235,63% 0,64
-
Ç. ALTIN
9898,75% 0,96
Paşaçayırı Yaylası'nda yapılması planlanan "Doğal Mineralli Su ve Doğal Kaynak Suyu Arama, Çıkarma ve Paketleme Faaliyeti" projesine karşı yürütülen mücadelede yeni bir aşamaya geçildi. Projeye ilişkin idari kararın iptali için Bursa 4. İdare Mahkemesi'nde dava açılırken, İnegöl Muhtarlar Derneği'nde bir araya gelen köylüler adına Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik basın açıklaması yaptı.
Paşaçayırı Yaylası Projesine Karşı Dava Açıldı
İnegöl'de Paşaçayırı Yaylası'nda hayata geçirilmesi planlanan doğal mineralli su ve doğal kaynak suyu arama, çıkarma ve paketleme projesine karşı hukuki süreç başlatıldı. Projeye ilişkin idari kararın iptali istemiyle açılan davanın Bursa 4. İdare Mahkemesi'nin 2026/854 esas numaralı dosyasında görüleceği açıklandı.
Projeye karşı çıkan mahalle muhtarları ve vatandaşlar, İnegöl Muhtarlar Derneği'nde bir araya gelirken, ortak basın açıklamasını İnegöl Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik yaptı.
"Bu Dava Sadece Bir Projenin Değil, Geleceğimizin Davasıdır"
Basın açıklamasında konuşan Sezai Çelik, açılan davanın yalnızca bir yatırımın iptaline yönelik olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Bu dava yalnızca bir projenin iptal davası değildir. Bu dava; suyun, toprağın, tarımın, hayvancılığın ve çocuklarımızın geleceğinin davasıdır."
Çelik, konunun yalnızca proje alanına yakın mahalleleri ilgilendirmediğini, İnegöl'ün tamamını etkileyebilecek bir mesele olduğunu vurguladı.
"Su Bir Ticaret Malı Değil, Yaşam Kaynağıdır"
Açıklamada, yer altı sularının sınır tanımadığına dikkat çekilerek, derin sondajların farklı bölgelerdeki su kaynaklarını da olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.
Sezai Çelik, suyun ekonomik değerinden önce yaşam için vazgeçilmez olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:
"Su; insanın, hayvanın, toprağın, ağacın ve bütün canlıların ortak hayat kaynağıdır. Suyu korumak yalnız bugünü değil, çocuklarımızın yarınını ve İnegöl'ün üretim geleceğini korumaktır."
"Bölgede Su Fazlası Yok"
Bölgedeki mevcut su kaynaklarının bugün dahi içme suyu, tarımsal sulama ve hayvancılık faaliyetleri için zaman zaman yetersiz kaldığını belirten Çelik, yeni sondaj çalışmalarının mevcut kaynaklar üzerindeki baskıyı artıracağını savundu.
Açıklamada, köylülerin içme ve sulama suyunda sıkıntı yaşadığı bir bölgede yeni ticari su projelerine izin verilmesinin kabul edilemeyeceği ifade edildi.
BUSKİ ve DSİ'nin Görüşlerine Dikkat Çekildi
Basın açıklamasında, proje sürecinde birçok kuruma itiraz başvurusu yapıldığı belirtilerek önemli değerlendirmelere de yer verildi.
Çelik, BUSKİ'nin yaptığı arazi incelemesinde planlanan sondaj noktalarının çevresindeki kaynaklardan mahallelere içme ve sulama suyu sağlandığının tespit edildiğini ve bu noktalarda sondaj yapılmasının uygun görülmediğini söyledi.
Ayrıca Devlet Su İşleri'nin (DSİ) de kaynak koruma alanına ilişkin çalışmalar tamamlanmadan projenin uygun olmadığı yönünde görüş bildirdiğini ifade etti.
"Projeye Değil, Su Kaynaklarının Riske Atılmasına Karşıyız"
Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, yatırımlara karşı olmadıklarını ancak ortak su kaynaklarını tehlikeye atabilecek projelere karşı duracaklarını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Biz yatırımlara karşı değiliz. Ancak adına yatırım denilerek ortak su kaynaklarımızın riske atılmasına sessiz kalamayız. Çünkü suyun alternatifi yoktur."
"Bu Havza Sahipsiz Değildir"
Açıklamanın sonunda tüm kamu kurumları, siyasi partiler, meslek kuruluşları ve sivil toplum örgütlerine çağrıda bulunan Çelik, hukuki sürece güvendiklerini belirtti.
Basın açıklaması şu sözlerle tamamlandı:
"Bu havza sahipsiz değildir. Bu su birkaç kişinin değil, hepimizin ortak varlığıdır. Suyumuzu ticari bir kazanca, toprağımızı susuzluğa ve çocuklarımızın geleceğini belirsizliğe bırakamayız. İnegöl'ün suyunu, toprağını ve geleceğini korumak hepimizin ortak sorumluluğudur."
-
A+Buyut
-
A-Kucult






