-
BIST 100
16139,03%-0,57
-
DOLAR
44,59% 0,29
-
EURO
51,45% -0,16
-
GRAM ALTIN
6704,54% 0,29
-
Ç. ALTIN
10905,60% 1,04
Dijital Düşünür / Marka İletişimi Stratejisti Fatih Yıldırım, ekonomik daralma dönemlerinde işletmelerin yalnızca maliyet ve fiyat rekabetine odaklanmasının yeterli olmadığını belirterek özellikle mobilya sektörü için önemli uyarılarda bulundu. Yıldırım, mevcut ekonomik koşulların klasik bir kriz olmadığını, sektörlerin yeni bir seviyeye geçtiğini ifade etti.
Yıldırım, ekonominin daraldığı dönemlerde iş dünyasında genellikle iki farklı refleks ortaya çıktığını söyledi. Bir kesimin panikleyerek hızlı kararlar aldığını, diğer kesimin ise bekleyerek sürecin geçmesini umduğunu dile getiren Yıldırım, her iki yaklaşımın da aynı hataya düştüğünü belirtti.
“Bugün yaşananlar refleksle çözülecek kadar basit, bekleyerek geçecek kadar geçici değil. Artık bunun klasik bir kriz olmadığını kabul etmek gerekiyor. Bu bir yavaşlama değil, oyunun sertleşmesi” ifadelerini kullanan Yıldırım, yüksek faiz oranları, daralan talep, nakit sıkışıklığı ve ihracat dengelerindeki kırılmaların aynı anda yaşandığını vurguladı.
“Sorun Verimlilik Değil, Yön”
Birçok şirketin çözümü daha fazla üretmek, maliyetleri düşürmek ve fiyatları optimize etmekte aradığını belirten Yıldırım, bu yöntemlerin tek başına yeterli olmadığını ifade etti.
“Bunlar yanlış değil ama artık tek başına yeterli değil. Çünkü mesele verimlilik değil, mesele yön” değerlendirmesinde bulundu.
Mobilya Sektörü İçin Kritik Dönem
Yıldırım, değişimin en net hissedildiği alanlardan birinin mobilya sektörü olduğunu söyledi. Sektörün uzun yıllar üretim kapasitesini artırarak ve ihracatla büyüdüğünü hatırlatan Yıldırım, bugün ise talebin daha seçici ve pazarın daha kırılgan hale geldiğini ifade etti.
“Artık ürün tek başına yeterli değil. Buna rağmen birçok marka hâlâ yeni model çıkararak ve fiyatı düşürerek çözüm arıyor. Oysa asıl problem burada değil. Asıl problem, herkesin tek başına oynaması” dedi.
“Birlikte Hareket Etmek Güç Yaratır”
Yıldırım, dünyadan örnekler vererek ortak hareketin markalara daha güçlü bir görünürlük kazandırdığını belirtti.
Geçtiğimiz yıl İstanbul’daki İstiklal Caddesi’nde mağazaların vitrinlerini 23 Nisan kapsamında çocukların resimlerine açmasının küçük ama önemli bir örnek olduğunu ifade eden Yıldırım, New York’ta düzenlenen “Icons of Italy” etkinliğinde ise 56 markanın 43 mağazada ortak bir hikâye anlattığını hatırlattı.
“Mesaj basit ama güçlü: Tek başına görünür olursun, birlikte anlam kazanırsın” dedi.
İnegöl İçin Ortak Hareket Çağrısı
Mobilya sektörünün önemli merkezlerinden biri olan İnegöl’de de benzer bir iş birliği modelinin mümkün olduğunu vurgulayan Yıldırım, özellikle mobilya alışveriş noktalarının birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Bu kapsamda
Mobiliyum AVM
Wobilimoda Mobilya AVM
İMOTİM Mobilya AVM
Ertuğrulgazi Caddesi
gibi noktaların birlikte hareket ettiğinde Türkiye’nin en güçlü mobilya sahnelerinden birini oluşturabileceğini ifade etti.
Yıldırım’a göre bugün işletmelerin yaptığı en büyük hata yalnızca kendi mağazalarına müşteri çekmeye çalışmaları.
“Yapılması gereken şey müşteriyi tek tek mağazalara değil, bölgeye çekmek ve o trafiği birlikte yönetmek. Aynı anda vitrin kurgusu yapmak, ortak hikâye anlatmak ve belirli dönemlerde tüm bölgeyi bir deneyim alanına çevirmek gerekiyor” dedi.
“Rekabet İçeride, Talep Dışarıda Olmalı”
Yıldırım, rekabetin mağazalar arasında değil, pazarın büyütülmesi için dışarıya karşı verilmesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bu yapılmadığı sürece herkes kendi içinde rekabet eder ama kimse pazarı büyütemez. Yapıldığında ise tek tek mağazalar değil bir destinasyon oluşur, tekil satış değil sürekli trafik oluşur.”
Yıldırım, yeni dönemde başarıyı belirleyecek unsurun yalnızca iyi ürün üretmek olmadığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Bugün ihtiyaç olan şey daha iyi ürün değil, daha güçlü organizasyon. Daha fazla reklam değil, daha güçlü koordinasyon. Bu yeni seviyede kazananlar en iyi olanlar değil, en iyi birlikte hareket edebilenler olacak.”
-
A+Buyut
-
A-Kucult








