-
BIST 100
18208,05%0,45
-
DOLAR
45,43% 0,03
-
EURO
53,23% -0,02
-
GRAM ALTIN
6831,11% -0,23
-
Ç. ALTIN
10861,07% -0,27
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İnegöl Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Çiçek, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında çiftçilerin yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekerek, üreticiyi destekleyen tarım politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Çiftçilerin alın teriyle ülke ekonomisine büyük katkı sunduğunu belirten Çiçek, tarımın yalnızca ekonomik değil aynı zamanda milli güvenlik meselesi olduğunu ifade etti. Açıklamasında mevcut tarım politikalarını eleştiren Çiçek, ithalata dayalı sistem yerine yerli üretimin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
İşte Hüseyin Çiçek'in açıklamasının tamamı;
Bugün 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü. Toprağı alın teriyle sulayan, gece gündüz demeden çalışan tüm çiftçilerimizin bu özel gününü yürekten kutluyorum. Çiftçimizin emeği bizim her zaman başımızın tacıdır. Bugün üreticimizin bayramını kutlarken, aynı zamanda tarımın içindeki bu büyük maliyet krizini çözmek ve üreticimizi rahatlatmak için yapılması gerekenleri paylaşmak bizim en büyük sorumluluğumuzdur.
Tarım bir yük değildir! Tarım, bu ülkenin en büyük milli güvenlik meselesi ve ekonomik kalkınma anahtarıdır. Bizim amacımız çok net: Üretime tam destek vererek, yerli tohumu çoğaltarak çiftçimizi yeniden hak ettiği güce kavuşturmaya kararlıyız.
“İthalat Değil, Yerli Üretim İstiyoruz!”
Türkiye, yanlış politikalar yüzünden kendi çiftçisini unutup sürekli dışarıdan ithalat yapan bir lobinin eline düşmüştür. Bugün çarşıda, pazarda, markette gıda fiyatlarını ve pazar masrafını düşürmenin yolu yabancı gemilerle limanlarımıza gelen ithal ürünler değildir. Bunun tek yolu, Anadolu’nun kendi yerli üretimidir. Yabancı üreticiye kazandıran bu ithalat sevdasının bedelini bizim yerli üreticimiz ödemektedir. Üreticiyi borca mahkum eden, tarımsal desteği yüksek enflasyon altında bir yıl geriden ödeyen bu bozuk düzeni Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında tamamen değiştireceğiz!
Cumhuriyet Halk Partisi İktidarında Tarımda ve Hayvancılıkta Hayati Reformlarımız:
-Çiftçiye Kırmızı Mazot ve Doğrudan Maliyet Desteği:
Bugün denizlerde gezen lüks yatlara, gemilere sağlanan vergi muafiyetleri, asıl gece gündüz tarlada çalışan çiftçimize de uygulanacaktır. Tarladaki traktörün deposuna konulan mazottan KDV ve ÖTV’yi tamamen kaldıran Kırmızı Mazot projemizle çiftçinin yakıt maliyetini anında yarı yarıya düşüreceğiz. En büyük amacımız şudur: Çiftçiye desteği bir yıl sonra enflasyonda eridikten sonra değil, yakıtı alırken doğrudan istasyonda fiyattan düşerek uygulayacağız. Sadece mazotta değil; gübre, yem ve ekipman desteklerini de çiftçi tarlaya inmeden, ekim döneminde peşin ödeyeceğiz ve üretimdeki belirsizlikleri ortadan kaldıracağız.
-Alım Garantili Planlı Üretim (Maliyet + %25 Refah Payı):
Bizim sistemimizde çiftçi ne kazanacağını hasatta değil, tohumu toprağa atarken, ekimde bilecektir. Ürünün maliyeti kuruşu kuruşuna hesaplanacak, üzerine çiftçinin geçimini rahatça idame ettireceği en az %25 refah payı (Maliyet + %25) eklenerek "Taban Fiyat" devlet tarafından garanti altına alınacaktır. Havza bazlı üretim modeliyle, hangi ürünün nerede ekileceği önceden planlanacaktır. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerimizde başarıyla uyguladığımız "Sözleşmeli Tarım" modelini tüm ülkeye yayacağız. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında devlet üreticinin en büyük alıcı ve güvencesi olacak; ürün asla tarlada çürümeyecek, çiftçimiz tüccarın insafına bırakılmayacaktır.
Hayvancılıkta ve Süt Üretiminde Büyük Reform (1 Litre Süt = 1.5 Ağıl Yem Dengesi):
Süt üreticimizi ve besicimizi bitiren en büyük sorun yem maliyetleridir. Bizim iktidarımızda süt üreticisinin koruyucu kalkanı 1'e 1,5 paritesi olacaktır. Yani 1 litre süt satan bir üretici, aldığı parayla tam 1,5 kilo yem alabilecektir. Çiğ süt taban fiyatını bu altın kurala göre belirleyecek, yem fiyatlarındaki artışa karşı üreticimizi asla ezdirmeyeceğiz. İthal et ve saman politikasını tamamen bitireceğiz. Yerli damızlık üretim merkezleri kurarak, besicimizin kaliteli ve uygun fiyatlı hayvana ulaşmasını sağlayacağız. Çiftçimizin sütü de eti de hak ettiği değerden alınacak, hayvancılık yeniden kazandıran bir sektör olacaktır.
-Teknoloji ve Bilimle Kalkınma (Bursa Büyükşehir'den 11 Milyon Metre Damla Sulama Desteği):
Çiftçimizi modern sulama sistemleri ve dijital tarım araçlarıyla donatacağız. Topraklarımızı bilimle koruyup verimi artıracağız. Artık eski usul vahşi sulama yöntemleri yerine, su kaynaklarımızı koruyan akıllı projeleri devlet desteğiyle tarlalara kuracağız. Bu vizyonun en büyük ve gerçekçi örneği Bursa'mızda bizzat uygulanmaktadır.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mustafa Bozbey öncülüğünde, Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı aracılığıyla 17 ilçedeki toplam 4 bin 261 çiftçimize ulaştı. Dağıtılan boruların net metrajı belediye dökümlerinde "6 milyon 976 bin 800 metre yuvarlak, 4 milyon 735 bin metre yassı" olarak geçmektedir. Bu iki rakam toplandığında tam olarak 11 milyon 711 bin 800 metre (yaklaşık 11 milyon metre) damla sulama borusu, %50 hibeli olarak üreticimize teslim edilmiştir. Ayrıca bu projenin çevreye ve su tasarrufuna sunduğu büyük katkı, Avrupa Yerel Yönetimler Birlikleri Ağı (NALAS) tarafından düzenlenen yarışmada 2026 yılı "Döngüsel Ekonomi" birincilik ödülünü Bursa'mıza kazandırmıştır. Bu modern sistemler sayesinde hem su tasarrufu sağlanmakta hem de çiftçimizin maliyet yükü hafifletilmektedir.
-Ata Tohumuna ve Yerel Üretime Tam Destek:
Dışa bağımlı tohum politikaları yerine, iklim krizine ve kuraklığa dayanıklı yerel tohumlarımızı (ata tohumu) koruyacağız. Cumhuriyet Halk Partili yerel yönetimlerimizin başlattığı ücretsiz fide ve tohum dağıtımı projelerini tüm ülkeye yayacağız. Yine Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınma hedefleri doğrultusunda Karacabey, Yenişehir, Harmancık ve Keles ilçelerindeki üreticilerimize hibe destekli siyez buğdayı tohumu, arıcılık için boş kovan, sıvı gübre ve kırsal bölgeler için fidan dağıtımı yapması bu vizyonun en büyük kanıtıdır. Kendi kendimize yeten bir Türkiye için yerli üretimi tarlalarımızın baş tacı yapacağız.
-Güçlü Kooperatifçilik ve Doğrudan Satış Ağı:
Üreticinin hakkını aracılara, komisyonculara yedirmeyeceğiz. Çiftçinin örgütlü gücü olan kooperatifleri devlet eliyle destekleyip büyüteceğiz. Tarladan sofraya doğrudan bir lojistik ve satış ağı kuracağız. Çiftçi ürününü kooperatifi aracılığıyla değerinde satacak, tüketici de markette ve pazarda ucuz, güvenli ve taze gıdaya doğrudan ulaşacaktır. Aradaki komisyoncu zincirini kırarak hem çiftçiyi hem de halkımızı koruyacağız.
Gençlerimize Sesleniyoruz: Tarım Geleceğin Mesleğidir!
Köylerimizin boşalmasına ve gençlerimizin toprağından kopmasına engel olacağız. Hayvancılıkta modern, profesyonel ve teknik yöntemlere geçerek verimi artıracağız. Tarımı sosyal güvencesi tam, kazancı yüksek ve itibarlı bir meslek haline getireceğiz. Büyüklerimizin yıllardır topraktan kazandığı o değerli tecrübeden faydalanacak, gençlerimizi de yeni imkanlarla toprakla yeniden buluşturacağız. Genç girişimcilere tarımsal yatırımlarında hibe ve ekipman destekleri sunarak, köyleri yeniden üretim merkezleri haline getireceğiz.
Sonuç Olarak;
Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında çiftçimizin yüzü gülecek, her üreticimiz döktüğü alın terinin karşılığını tam olarak alacaktır. Üreticimiz borç içinde yaşamayacak, toprağına ve ürününe küsmeyecek. Çiftçimizi hak ettiği bolluğa ve berekete kavuşturmak bizim ilk işimiz olacak.
Tüm çiftçilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü kutluyorum. Herkesin emeğinin karşılığını tam aldığı bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz. Bizimle birlikte üretim artacak, çiftçimizin yüzü gülecek!
-
A+Buyut
-
A-Kucult








