ABD, İsrail ve İran arasında tırmanan savaşın ardından Hürmüz Boğazı'nın kapanması küresel enerji piyasalarında büyük bir krizi tetikledi. Uzmanlar petrol fiyatlarının 150 dolara kadar yükselebileceğini belirtirken Avrupa'da enerji rezervleri kritik seviyelere geriledi.
Ortadoğu'da ABD, İsrail ve İran arasında büyüyen savaş, küresel enerji piyasalarında ciddi dalgalanmaya yol açtı. İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik başlattığı saldırıların ardından İran'ın karşılık vermesiyle çatışmalar hızla büyürken, Hürmüz Boğazı'nın gemi geçişlerine kapatılması enerji piyasalarında alarm zillerini çaldırdı.
Dünyanın en önemli enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndan petrol ve doğalgaz sevkiyatının durması, küresel enerji arzını ciddi şekilde etkiledi.
Boğaz üzerinden dünya petrol tüketiminin ve LNG arzının yaklaşık yüzde 20'si taşınıyor. Boğazın kapanmasıyla birlikte piyasadan günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol çekilmiş oldu.
Alternatif rotalarla yalnızca 5 milyon varillik sevkiyatın telafi edilebildiği belirtiliyor.
Ayrıca dünyanın en büyük LNG ihracatçılarından Katar'daki üretim tesislerine yönelik saldırılar da enerji piyasalarındaki riskleri artırdı.
Enerji arzındaki daralma Avrupa piyasalarını da doğrudan etkiledi.
Avrupa'nın en büyük doğalgaz ticaret merkezi olan Hollanda merkezli TTF'de gaz fiyatları kısa sürede sert yükseldi.
27 Şubat: megavatsaat başına 32 avro
3 Mart: megavatsaat başına 52 avro
Bu yükseliş yaklaşık yüzde 68'lik bir artış anlamına geliyor.
Uzmanlara göre Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla dünya piyasası yaklaşık 110 milyar metreküplük doğalgaz arzından mahrum kaldı.
Savaşın başlamasından bu yana Brent petrolün varil fiyatı yüzde 13'ten fazla artarak 85 dolar seviyesini geçti.
Irak'ın petrol üretimini durdurma kararı alması ve bölgedeki risklerin artması fiyatları yukarı yönlü baskılıyor.
Enerji uzmanları, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması halinde petrol fiyatlarının 100 ile 150 dolar arasında bir seviyeye yükselebileceğini belirtiyor.
Çatışmalar nedeniyle bölgede deniz trafiği de ciddi şekilde azaldı. Gemi geçişlerinin askıya alınmasıyla birlikte petrol tanker trafiği yüzde 90 oranında düştü. Basra Körfezi'nde 150'den fazla tanker demirledi.
Enerji krizinin Avrupa üzerindeki etkisi giderek büyüyor.
Gas Infrastructure Europe verilerine göre Avrupa'daki doğalgaz depolarının doluluk oranı yüzde 30'un altına düştü.
Özellikle:
Hollanda
İsveç
Hırvatistan
Letonya
gibi ülkelerde enerji rezervlerinin kritik seviyenin altına indiği bildirildi.
Almanya'da ise benzin fiyatları 2 avronun üzerine çıkarken dizel fiyatları da benzer seviyelere ulaştı.
Enerji krizinin birçok ülke ekonomisini farklı şekillerde etkilemesi bekleniyor.
Cari açığın yüzde 7–18 artabileceği
Enflasyonun 5–10 puan yükselebileceği
Ekonomik büyümenin yüzde 1–2 yavaşlayabileceği
Enflasyonda 0,8 puan artış
Borsalarda %10–15 düşüş
Enerji fiyatlarında sert yükseliş
Ekonomik büyümede %1'e varan yavaşlama
Enerji ithalatına bağımlılık nedeniyle ciddi risk
Uzmanlara göre kısa vadede savunma sanayi sektörü bu krizden kazanç sağlayabilecek az sayıdaki alanlardan biri olabilir.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, savaşın ilk günlerinde yaptığı açıklamada çatışmaların küresel etkilerine dikkat çekmişti.
Erdoğan açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı:
"Gerekli müdahalede bulunulmazsa çatışma sürecinin bölgesel ve küresel güvenlik açısından çok ciddi neticeleri olacaktır. Böyle bir tablonun ortaya çıkaracağı ekonomik ve jeopolitik belirsizlikleri hiçbir ülke taşıyamaz."